MALATYA İÇİN GEÇ OLMADAN…
111 defa okunmuş - 30 Eylül 2019 - Pazartesi 15:55

 

 

       İstanbul önceki gün 5,8 ile sallandı. Kentte depremler tüm gün ve gece de devam etti.  Yaşanan bu sarsıntı deprem konusunu yeniden gündeme taşıdı. Malatya’nın da ciddi tehlike arz eden kentlerden biri olduğunu belirten uzmanlar yetkili mercileri uyarıyor. Çünkü Malatya’dan enerjisini biriktiren iki fay hattı geçiyor.

      Konuyla ilgili olarak BUSABAH gazetesine özel açıklamalarda bulunan İnönü Üniversitesi İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi ve TMMOB Malatya İnşaat Mühendisleri Odası Başkan Yardımcısı Vehbi Aluçlu, “Bölgemizde 2 tane deprem potansiyeline sahip fay var.  Bu faylar ciddi risk arz ediyor.  Özellikle Elâzığ, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay beş il her an depreme hazır olarak beklemeli” ifadelerine yer verdi.

 

Bu fay 500 yıldır enerjisini biriktirmiş durumda

 

      Marmara’da olan depremin Malatya’yı etkilemesinin bölgesel uzaklıktan dolayı mümkün olmadığını belirten Aluçlu, “Marmara’da olan depremin Malatya olan etkisinin olduğunu düşünmüyorum.

Bölge çok uzak bir bölge.

       Bu bölgedeki fay bizim Malatya fayı ile farklı bir fay. Birisi Kuzey Anadolu Fay Hattı, biri Doğu Anadolu Fay Hattı. Biz Doğu Anadolu Fayının olduğu bölgedeyiz. Doğu Anadolu Fayı’nda kırılmamış 2 tane fay var. Bunlar çok enerjisi biriken faylar. Birisi Sincik, Gölbaşı ile Türkoğlu arası. En son 1513 yılında kırılmış. Bu fay yaklaşık 500 yıldır enerjisini biriktirmiş durumda.

       Bu fayın kırılacağı aşikâr. Bunun bir gerisinde Bingöl – Karlıova’dan başlayıp, Palu – Hazar Gölü’nde geçerek Sincik’e kadar uzanan bir fay var. Bu fayda Palu- Sincik arasındaki 1875 kırılmış. 1875’ten beride burası enerjisini biriktiriyor.

 Bu fayın kırılma riski de bulunuyor.

Gölbaşı Türkoğlu Fayı’nın da kırılma riski bulunuyor.

Çünkü enerji birikmiş durumda. Orada müthiş bir enerji var birikti.

 Şimdi bu bölge zaten deprem bölgesi.

        Türkiye’deki her fay hattının enerjisi belli bir süre birikir ve kırılır. Şimdi kuzey Anadolu Fayı Erzincan’dan Marmara’da kadar kırıla kırıla gitti. Ve şimdi de Marmara kırılıyor. Bingöl Karlıova’dan başlayan Doğu Anadolu dediğimiz fay da 7 büyüklüğünde deprem üretecek potansiyeline sahip bir fay.

      Sonrasında Sincik- Gölbaşı -Türkoğlu arasındaki fay da yine 7 ile 7.2 büyüklüğünde deprem üretecek potansiyele sahip. Enerjileri birikmiş. Bölge zaten fay hatlarının geçtiği bir bölge. Bu bölgede de depremin her an olma riski büyük” ifadelerini kullandı.

 

“Bu faylar ciddi risk arz ediyor”

 

      Malatya’nın her an depreme hazır olması gerektiğine dikkat çeken Aluçlu, “Marmara’daki depremin Doğu Anadolu’daki enerjiyi etkileyeceğini ben düşünmüyorum. Bölgenin çok uzak olmasından kaynaklı olarak böyle bir düşüncem yoktur. Ama Doğu Anadolu’da birikmiş bir enerji var; her ana kırılmaya hazır.

      Bölgemizde 2 tanene deprem potansiyeline sahip fay var.

Bu faylar ciddi risk arz ediyor.

     Özellikle Elâzığ, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay beş il her an depreme hazır olarak beklemeli.

Depreme hazırlık yapmak durumunda Bu 5 ildeki binaların mutlaka dönüştürülmesi gerektiğini ben düşünüyorum. 

       Çünkü 80’li yıllarda 90’lı yıllarda yapılan beton teknolojisi şu anki olacak depreme; dayanıklı olmaz. O zaman ki beton mukavemet değerleri, o zaman ki beton santralleri yoktu; elle üretilen betonlar vardı; o binalar o zamanki beton teknolojisi ile yapıldığı için büyük depremlerde çok ağır hasar alır ya da yıkılma riski çok fazla olur.  Malatya’ da can ve mal kaybının büyük olacağının düşünüyorum ben. Depreme dayanıksız olan binaların bir an önce dönüştürülmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

“Malatya’ya şehir şebekesine bağlı olmayan deprem parkları yapılmalı”

 

       “Deprem parkları yapmamız gerekiyor” diyen Aluçlu, “Bu parklar şehrin muhtelif yerlerine bir kaç noktaya yapılmalı. Deprem parkı adı altında toplanma merkezi dediğim bu merkezlerin oluşturulması gerekiyor. Bunlar nasıl hizmet verecek. Bunlar şehir şebekesine bağlı olmayacak. Elektrikte, şehir şebekesine bağlı olamayacak. Su da şehir şebekesine bağlı olmayacak.  İletişimde normal iletişimin dışında olacak. Güneş enerjisi ile çalışacak. Depremde kanalizasyon hasar alacak. Su gidiyor, elektrik gidiyor. Şimdi bu toplanma merkezinin şehir sisteminden farklı bir potansiyelinin olması lazım.  

       Çünkü şehir şebekesi çöktüğü zaman her şey gidecek; o yüzden bu deprem parkı şehir şebekesine bağlı olmayacak. Benim anlatmaya çalıştığım; deprem parklarında bu şehir şebekesine bağlı olmadan üretim yapılacağı için buradaki toplanma merkezlerine gelen insanların yaşam standartları normal devam edecek. Bir de büyük alanlarda toplanma alanları da yapmak gerekiyor. Çünkü o parklar bu kadar insana hizmet veremeyebilir” ifadelerine yer verdi.

 

“Binalarınızın yüzde 65’i yıkılacak ya da…”

 

      Aluçlu, “Bizden fikir almak isteyen bir kurum olmadı maalesef. Biz yıllardır televizyon ekranlarında bu tür paylaşımlarda bulunuyoruz, çağrıda bulunuyoruz.

Maalesef deprem ürkütücü bir konu.

      Başımıza gelinceye kadar hep öteliyoruz, arka plana atıyoruz. Ancak başımıza geldiği zaman çözüm üretmeye çalışıyoruz.

Tabi burada yanlış bir sistem var. Önce depreme hazırlanmamız gerekiyor. Malatya’da olası bir deprem olursa tabloyu ben söylemeyeyim; dönemin bayındırlık ve iskân bakanı vardı; Zeki Ergezen. O demişti ki “Binalarınızın yüzde 65’i yıkılacak ya da ağır hasar alacak” demişti.

       Bu dönemin bakanının ifadesi. Şehirlerin binalarının öncelikle depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor. Deprem konusunda kentsel dönüşümü ranta dönüştürmeden binalarımızı dönüştürmemiz gerekiyor”  diye konuştu.

HABER: Sinem Hatun Davut( Bu Sabah )

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...