Latife Ulutaş “Hala bugün Kerbela’yı yaşıyoruz “
92 defa okunmuş - 30 Eylül 2019 - Pazartesi 14:05

 

“ …..Zulüm görmüş, yakılmış, derisi yüzülmüş, evlat acısı görmüş tüm canların yasını çektik.”

 

 

PSAKD Malatya şubesi Malatya da bir düğün salonunda aşure lokması etkinliği düzenledi. Muharrem ayı vesilesiyle Malatya’da paylaşılan aşure lokmasına katılım beklenenden de fazla katılımla yoğun oldu.

      Aşure lokması etkinliğinde ilk olarak konuşan PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş “Hala bugün Kerbela’yı yaşıyoruz. Hala katlediliyor ve öldürülüyoruz. Hala işimizden, ekmeğimizden oluyor, inancımızdan dolayı öteki görülüyoruz” dedi.

Muharrem ayı vesilesiyle Malatya’da paylaşılan aşure lokmasına yurttaşların yanı sıra birçok siyasi parti ve sivil toplum örgüt temsilcisi de katıldı.

Aşure öncesi değerlendirme yapan PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, Alevilerin günümüzde de büyük baskı altında olduklarını ifade ederek şunları söyledi: “Kerbela’dan bugüne haksızlığa uğramış, zulüm görmüş, yakılmış, derisi yüzülmüş, evlat acısı görmüş tüm canların yasını çektik.

       12 İmamları bizler böyle tanımlıyoruz. Çünkü sadece 670 yılında değil, hala bugün Kerbela’yı yaşıyoruz. Hala katlediliyor ve öldürülüyoruz. Hala işimizden, ekmeğimizden oluyor, inancımızdan dolayı öteki görülüyoruz.

      Onun için sevgili dostlar orucumuzu, yasımızı tuttuk. Günlük yaşamımızda ne yiyorsak, neyi paylaşıyorsak o şekilde oruçlarımızı açtık. Olması gerekende bu.

        Lüks restoranlarda davet almadık ve hiç bir yere katılmadık. Zaten inancımızın döngüsü gereği çok sade bir şekilde bir yasım matem ayını geçirdik.”

 

“Aşure, imam Hüseyin’e duyduğumuz sevginin ifadesidir”

 

       Muharrem ayının önemini anlatan bir diğer isim de PSAKD Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda bölge sorumlusu olan Mehmet Topal oldu. “Muharrem ayı yas-ı matem, hüzün gözyaşı demektir” diyen Topal şöyle devam etti:

        “Bu ayda biz şatafattan, gösterişten uzak, ‘Niye oruç tutmadın, oruç musun, neden yiyorsun?’ demeden sessiz sedasız oruçlarımızı tutar, bitiminde aşurelerimizi kaynatır ve onları paylaşırız. Aşure kazanının altında ateşlenen dumanlar Yezit’e karşı duyduğumuz kinin, nefretin ve lanetin simgesidir. Kazanda kaynayan aşure, İmam Hüseyin’e duyduğumuz sevginin ve bağlılığın ifadesidir.”

     Yapılan konuşmaların ardından semah dönüldü, Alevi dedelerinin okudukları dualardan sonra misafirlere aşure ikramları yapıldı.

“ …..Zulüm görmüş, yakılmış, derisi yüzülmüş, evlat acısı görmüş tüm canların yasını çektik.”

n okudukları dualardan sonra misafirlere aşure ikramları yapıldı.

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...